Aylık arşivler: Nisan 2013

Türkiye’de ve Dünyada Yönetim Danışmanlığı

Daha önce Türkiye’de ve dünyada yönetim danışmanlığı ile ilgili iki araştırmam ve sunumum olmuştu. Burada alengirli laflarla, grafiklerle, şekillerle anlatmaktansa bu defa basit bir dille anlatmayı seçeceğim galiba,umarım.

Türkiye’de yönetim danışmanlığı 2000’li yıllarda özellikle adını duyurmaya başlamıştır. Gelişmiş ülkelere baktığımızda 1980’li yıllara dayanır. Bunun sebeplerinden birisi halk arasında ISO belgeleri olarak da nitelendirilen Kalite Yönetim Sistemlerinin ülkemizde 2000’li yıllarda revaçta olması, uygulamalarının hız kazanmasındadır. Ülkemizde Yönetim Danışmanlığının çıkış yerlerinden biridir. 2005-2006 yıllarında yaptığım bir seminer çalışmasında Avrupa’da şirketlerin danışmanlık hizmeti alma oranı % 40 civarında iken bizde % 6 idi. Tabi ki Amerikayı ikinci kez keşfetmeye çalışmadım. Bu bilgileri bulmak için yapılan akademik araştırmalardan yararlandım. Günümüzde Avrupa’da Yönetim Danışmanlığı sektörü yıllık yaklaşık 20 milyar dolarlık bir sektör.  Tabi ki ülkemizde bu rakamlar da oranlar da hala hayal.

Kamu kurum ve kuruluşlarından yani kısaca devletten (devlet ve hükumet kavramları hep karıştırılır) bahsedecek olursak; alanında tecrübeli, yetkin ve nitelikli insanların çalıştırıldığı kanısı fazla olduğu için danışmanlık hizmeti alım ihtiyacı hissetmemektedirler. Hizmet alımlarında neredeyse temizlik ve ihtiyaç alımıyla eş değer bir alım vardır.

Özel sektördeki şirketlerin yapısına baktığımızda ise küçük ve orta boy işletmelerin fazlalığı, aile şirketlerinin büyük bir yüzdeyi oluşturması dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor. Yurt dışındaki firmalar daha çok kurallara bağlı, kurumsal yapıyı koruyarak çalışırken ülkemizde beşeri ilişkiler ile profesyonel iş yaşamı birbirine karıştırılmaktadır. Şirketler uzun vadeli planlar yapmak yerine kısa vadeli planlar ile ayakta durmaya çalışmaktadır. Bazı firmaların mali yapısına baktığımızda ise ana faaliyet konusundan çok faiz getirilerinden kar sağlamaları var.

Danışmanlık alınan alanlara baktığımızda;

– Kalite Yönetim Sistemleri

– İnsan Kaynakları

– Kurumsal Organizasyon / Reorganizasyon

– Finansal Danışmanlık

– Bilişim Sistemleri

– Yatırım Danışmanlığı

– Eğitim

gibi alanlarda danışmanlık hizmeti alındığını görüyoruz.

Bir de biz her şeyi en iyi bilen millet olduğumuz için “işimizi bize mi öğretecek” düşüncesinin fazla olması danışmanlık hizmeti almama nedenlerindendir. Türkiye’deki en büyük algı ve de yanılgı da budur.

Yönetim Danışmanı, hizmet verdiği şirkete dışarıdan daha objektif bakan üçüncü bir gözdür. İşi yapan değil, çözüm önerileri sunan, özellikle üst yönetimin katılımını sağlayan, mevcut ile olması gerekeni belirten, gerektiğinde denetleyen kişidir. Unutulmaması gereken şeylerden biri de karar merci değil, yerinde ve zamanında karar almanızı öneren kişidir.