Aylık arşivler: Nisan 2014

İş Görüşmesi

Evvel zaman içinde günlerden bir gün bir firmaya Eğitim Yetkilisi/Uzmanı olarak başvuru yaptım. Görüşmeye Eğitim Müdürü ve İnsan Kaynakları Müdürü girdi. Klasik tanışma seremonisinden sonra kendimi yaptığım işleri anlattım. Arada İK Müdürü iş tecrübelerimle ilgili sorular soruyor ben cevaplıyorum. Yönetim Danışmanlığı insan kaynakları tecrübelerimin de olduğunu belirttim bu arada. Yani onlara demek istediğim klasik görüşmenin dışına çıkalım. Ezbere sorarsanız ezbere cevap veririm. Sonuçta yaptığınız işin danışmanlığını yapıyorum. İki cambaz bir ipte oynamayalım. Görüşmenin durumuna baktığımda klasik soruları biri sorar, asıl değerlendirmeyi diğeri yapar tarzındaki hava mevcuttu. Sonra sorular giderek açık yakalamaya yönelik olmaya başladı. Bazı iş görüşmelerinde düşülen tasvip edilmeyen acemice durumlardan biridir bana göre. Ve yine bana göre ego tatminine dayanır. Sonra İK Müdürünün tavrından ve söyleminden her şey ortaya çıktı. CV de Yönetim Danışmanı yazdığı için ön yargılı gelmiş. Danışmanlık yapmış olabilirsin ama buranın müdürü benim, seni işe alıp almamaya karar verecek benim, ben daha iyi bilirim tavrı. İnternette de rahatlıkla bulabileceğiniz kişilik envanteri sorularına geçince ben dayanamadım artık “Bunları gerçekten soracak mısınız? Çünkü bunları sorarsanız kendimi mükemmel gösterecek cevapları da verebilirim. Çok yapmacık ve sıradan, her görüşmeye çağırdığınız kişiye sormak yanlış bana göre” dedim.  “Bunları sormak zorundayım bizim görüşmelerimiz bu şekilde standarttır” dedi. Eğer İK Müdürü sizseniz görüşmelerin nasıl olmasını belirleyecek karar merci sizsiniz. En doğru görüşme tekniklerini hatta kişiye uygun olarak seçebilirsiniz. Ayrıca mülakat sohbettir, tanışmadır. Ne açık yakalamaya çalışma ne de evet mi, hayır mı, belki mi cevaplarını dinleme değildir. Mavi yaka personeli de almıyorsunuz. deyince elindeki kağıtta sıradaki soru olan “hırslı mısınız?” sorusu geldi. ben de hayır deyince bende öyle düşünmüştüm peki neden değilsiniz dedi. “Karşımdaki insanların bilgisi az ise, öz güven eksikliği ve asosyal davranışlar sergiliyorsa onları ezmek istemem, eğitici ve öğretici davranırım. Bilmediğim konularda da bilmediğimi açıkça belirtirim, öğrenme isteğimi vurgularım. Ayrıca hırs genel olarak iş yerinde koltuk sevdası, ayak kaydırma olarak algılanır. Ben ise hırsı öğrenme arzusu olarak tanımlamayı daha doğru buluyorum. Azimli misiniz sorusu doğru soru olmalı.” dedim. Sonra görüşmeyi sonlandırıp birbirimize hayatta başarılar dileyerek ayrıldık.

Yaptığımın iyi ya da kötü olduğunu savunmuyorum. Bunu neden anlattım? Yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim. Belki biri siteye girer bu yazıyı okur ve iş görüşmesinde karşılaşabileceği bir durum hakkında bilgi sahibi olur diye.